3 Ocak 2013

Veda. II.

"Ben yetişmiş bir meyvayım, beni tutan sap inceldi artık pıt der düşebilirim her an, hakkını helâl et."

Gözlerinin içine bakmayı becerebildim alnım omzuna düşmeden önce. Bana bunu söylerken bile aslında benim kendisine borçlandığım adam benden helâllik istiyordu. Yorgundu, çok yorgundu. Ellerinden, yüzünden, gözlerinden, sesinden okunuyordu yorgunluğu. Olmuştu; aynen tarif ettiği gibi bir meyvaydı ve artık sahibine, ona hayat verene dönmek istiyordu. 




Gözümün içine baktı, bugüne dek hep gözümün içine baktı zaten.

Uzandı. Üzerini örttüm. Gözlerini yumdu. 

"Ben kalbime koyduğum kimseyi çıkartmadım, sen de çıkamazsın artık oradan."

Sevdiği şarkıları dinleyerek vedalaşacağımız zaman henüz gelmemişti, ama yine de bulandı her yer bir anda.