12 Ekim 2008

Elinde ne kadar huni varsa gönder Selami...

Sanırım birkaç sahne aktarırsam gözünüzde canlandırmanız daha kolay olacak:
Bir ara Volkan ellerinde birer sandalye ile Zırtlılara doğru koşuyordu, sandalyelerde oturan insanlar vardı. Aynı sırada ben projektörün kablosuyla dönüşte denize atacağımız Zort katılımcılarının ayaklarını bağlıyordum, Ozan'ı da çuval aramaya göndermiştim. İsmail ise bir kurnaz tilki gibiydi, Zart'ı içerden fethetti, son gördüğümde komitelerindeki tüm dişilerin başlarına kırmızı birer başlık bağlamış, ormana çiçek toplamaya götürüyordu.
He he şaka lan şaka inanmayın.
Ama çıkışta baya dövdük insanları. Ciddiyim. Zorla aldılar elimden güvenlik görevlileri. Tek başıma aralarına dalıp ağızlarını burunlarını kırdım üç kızın.
Hi ho şaka lan bu da.
Ama harbiden kavga çıktı. Ben üç komitenin arasına daldım. Acayip dayak yedim. İnsan gibi dövmediler. YTÜ Mediko Acil'deyim şu an.
Şaka lan, öyle bir acil servis mi var deli misin.
Ama şöyle bir gerçek var ki katılımcıların büyük bir kısmı geri dönemedi, bazıları hala katılım halindeler orada. Toplantı odasına kilitleyip odayı ateşe verdik. Yaptık bunu. Kökten çözüm, 3000 firma. Yarın sabah 6'da yönetim kurulu toplantısı yapıp firmaları kendi içimizde paylaşacağız.
Şaka lan he he manyak mısın olur mu öyle şey, 7'de toplantı! 
Ha ha şaka lan.

Uyuyun artık, bitsin bugün.