19 Haziran 2013

Bazı şarkılar.

Şimdi, tam şimdi...
Mehtap var. Satır satır rüzgârlar esiyor üzerinden. Kâh saçları uçuşuyor, kâh sayfaları. Kim bilir kuşlar, böcekler, ağaçlar, otlar ve hatta toprak bile neler neler anlatıyor. Hepsine borçluyum zerreme kadar lâkin hiçbirini duymuyorum; bazı şarkılar çalıyor.



Böyle havaların, hafif esintili yaz akşamlarının, bazı şarkıları var. Nasıl olsa karışır arada kaynar kaybolur diyerek denize, kumsala, siyaha meyleden şu en sevdiğim mavi gökyüzüne bırakılmış hüzünleri var. Günün bu mevsimlerini özenle adımlıyor, birbirimizi buluyoruz hep.

Hiç yokken mecnun oldum yine. Birdenbire '-di'li geçmiş zaman. Tüm dalganın farkındayım ama ve lâkin su ne kadar soğuk diye bakmadan dönmeyeceğim.


Birçok şeyi ve hiçbir şeyi aynı anda düşünür iken buluyorum kendimi. Satırlar yazıp, hiçbir şey anlatmaz iken... Bunun gibi yapraklar buluyorum takvimimde. Uçup gidiyorlar.

Bazı şarkılar bitiyor.