18 Mayıs 2012

Saçma salaş.

Asıl bahar gün bitince, gecenin bir vakti ya da sabaha birkaç basamak kala, yalnız ve bir o kadar hep birlikte eve doğru aksak adım yürürken... Arnavut kaldırımı olup, karga olup ya da güvercin bazı bazı, mavi olup, dünya olup dönerken...

Üç noktaları da sevmiyorum eskisi kadar ama gel gör ki aksak adım yürümekten bahsedip İzlanda atlarına selam çakmadan olmaz. Saygılar sunuyorum, çok öpüyorum. 


Tam şu an Oscar ile paylaşmakta olduğumuz bu koltuğu sevmeye başladım. Tam şu an paylaşıyoruz ve tam şu an sevmeye başladım. Oscar ile pek bir muhabbetimiz yok. Zaten Oscar'ın kimseyle pek bir muhabbeti yok. Ben o kimseleri de tanımıyorum. Bazen ayaküstü tanışıyoruz, gelip geçiyorlar. Hattâ gelmiyorlar bile, yalnızca geçiyorlar. Geçenlerde öyle geçen birine âşık oluyordum az kalsın. "Az kalsın balım, bir dur" dedim ve bir siyah daha rica ettim güzel müzikler çaldıran arkadaştan. 

Saçma salaş.