|
|
|
|
|
|
|
|
Penceremin açıldığı bu karanlık. Nedenler, niyeler, düzensiz kâfiyeler... Yanyana dizeler arasında gizli büyülü kelimelerim. Mâi ışıklar altında meddücezri ateşböceklerimin.
30 Kasım 2009
Üniversite.
28 Kasım 2009
Bayram II.
sıcak. karanlığımın melodileri bastırdı, sobanın çıtırtısı duyulmuyor.
12 Kasım 2009
Hümayun'da Bir IAESTEci
-Kırk kulüp kırkının kulpu da kırık kulüp. Ne dersin?
-...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim buyrun yanlış numara?
-?!?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Çağrı şimdi çıktı.
-Ama cep telefonundan arıyorum ben nasıl çıktı?
-Çileden.
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Bugün son günmüş sanırım ben üye olmak istiyorum da okulda sizi nerede bulabilirim?
-Evet benim
-...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Hı
-Bugün son günmüş sanırım ben üye olmak istiyorum da okulda sizi nerede bulabilirim?
-Evet
-Nerede bulabilirim sizi?
-Ebek?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-What do you think about Iraq?
-aa olm yabancı lan telefondaki...eee aym sori
-Soruma cevap ver!
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Şey ben staja gitmek istiyorum da
-Git kendini çok sevdirmeden...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Özel ev işletiyorum ben
-Ne?
-Ev lazım mı?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Bugün son günmüş de üyelik için nasıl bulabilirim sizi okulda?
-Beni bulamazsın ama bu ilana benim telefonumu yazan labunyaya yönlendirebilirim seni?
-Labunya?
-.bne de diyebiliriz.
...
.....
Hunimi düşürdüm bulamıyorum.
29 Ekim 2009
Kimin için çalışıyorsun? Konuş!
Efe'den ses yok. Umay ve Ozan eğer Efe gelmeyecekse kendi gelme kararlarını tekrar gözden geçireceklerini bildirdiler bana bu sabah 6 sularında belgegeçer aracılığıyla. Efe ise az önce Kader Keita ve Roberto Carlos ile birlikte kapıma geldi ve "Polemiğe girmek istemiyorum, Elano çık hayatımdan!" dedi.
Son yazdığında 'kısmetse olur' mesajı veren Yaprak'ın katılımı ise hala belirsiz. Bu durumda "Kuzenimin gitmediği yere adımımı atmam!" diyen Volkan'ın kararını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu. Ayrıca Yaprak'ı hala kuzeni zannediyor olması da apayrı bir sıkıntı.
Beni dün gece geç saatte ev telefonundan arayıp 3 dakika boyunca nefesini dinlettikten sonra, "Bu çöplüğe ikimiz fazlayız Çağrı! Horozuz biz Çağrı!" diyen İsmail'in henüz cevap vermemiş olması benim cevabımı süzdüğünün bir göstergesi mi peki? Korkmuyorum İsmail. Sek sek sekerek İsmail, rastık çekerek İsmail.
Ömer'in kazandığı tüm o çil çil avrolara rağmen kendini kapitalist gındırlanmaya kaptırmamış, adaletsiz düzene karşı o isyankâr duruşunu, eleştirel bakışını yitirmemiş olması ise hepimizin içine su serpiyor. "o zaman neden +1 demiyeyim?", şu cümlesinde kendini dahi nasıl sorguladığını görüyor musunuz? Tüyler ürpertici...
22 Ekim 2009
Bir arkadaşa bakıp...
Hâlâ biliyorum ne düşürür, ne güldürür yüzünü. Hangi kelime, cümlenin neresinden akar içine de okşar gönlünü hâlâ çok iyi biliyorum. Ne kızdırır, ne çıldırtır seni fırtına olur üstüme yürürsün çok iyi biliyorum.
Korkma kalmayacağım. Şakaydı hepsi. Gidiyorum. Uzağa gidiyorum, dönmeyeceğim belki. Seni görmek istedim son kez, bundan ibaret hepsi.
Kız bana bağır çağır önce sinirlen, hani bana hep öyle sevimli gelen, sonra da şaşkın masum ıslak bak yüzüme böyle, "öp beni lütfen" diyen. Son gecem böyle olsun, son gecemde sen ol istedim.
Son şiirim seni söylesin, son kez ciğerlerime dol istedim.
Yum gözlerini. Sessizlik şimdi. Yeni bir hikâye, başlamak üzere...
15 Ekim 2009
Gelme. I.
Serin rüzgarlar ıslık ıslık.
Derinlere dalmalar ardı ardına. Takıldığı bulutu delebilir gözlerim. O yüzden gelme.
Sakın gelme.
Tepeler aşar, coşar ışıldarken sonbahar geldi zaten. Sen gelme.
Bir sızı var içimde. Kabusum tuttu.
Kalemim unuttu. Gelme sen o yüzden.
Yelkenlerim dolsun. Solan yapraklarım dökülsün. Kurşunlayayım sayfaları birer birer.
Kanlar içindeki gömleği defterimin. Soğuğu ellerimin.
Bir sürü şarkılar yazdım. Bittiklerinde artık daha azdım, eksildim, . Başlarda avaz avaz, sonlarda yalnız sazdım. Sevdalar kazdım kendime. Kâh rakı balık boğazdım, kâh eski köprünün altında rüzgâr çarptı üşüdüm. Gecelerce düşündüm, sabahlara doğru alaz alazdım.
Temizlerken dizeleri, geri vokalde mızıka...
1 Ekim 2009
1 Ekim.
Bir an kokusu vurdu her yerden tüm güzel anıların. Ay bir başka parladı, bir başka yalnızdı. Demini almadan hüzün, yola düşmek lazımdı. Kalktık biz de ama ben düştüm. Cebimden birkaç kelime düşürdüm. Üşürdüm ya hani eskiden, öyle soğuk yine yeni yeniden...
20 Eylül 2009
Bayram I.
Uzun saçlı adam vardı, güzel şarkılar söylerdi. Ne kadar güzel olduğunu çok sonra anladım ben. Ne kadar hüzünlü şarkıları varmış, çok sonra anladım. Unutamadım, unutamadım.
önüne. Ama en şiirli şarkılı, hikayeli masallı sevdalardandı.
14 Ağustos 2009
Sanal feylesofya.
artık hiç kitap okumuyorum :/
insanın bazı dönemleri oluyor bazı şeylerin olmadığı, olamadığı ya da olmasını istemediği. sonra doğru şey çıkınca hop pıt oluyor o şeyler.
:)
3 Ağustos 2009
Mevsim.
En değişik mevsimiydin bu şehrin. Bazen sıcak, bazen serin, bazense mavi ve derin.
Satırlarımda gizlediğim, bir rüyaydın hep görmek istediğim.
Kaotik, gizemli, melankolik ve güzel.
Çok güzel.
22 Temmuz 2009
22 Temmuz.
Ufacık tefecik, üşüyen bir mum aleviyle gülümseyişini aydınlatıyorum. Gelmeyeceğini, gideceğini bile bile, hatta hiç olmadığını...
Pembe güllerden bir köşk. İçeri koş. Oyunu boz. Yak ışıkları.
27 Mayıs 2009
17 Mart 2009
11 Mart 2009
Saçlarım ıslak.
Gecenin bir vakti seninkinden çok uzaklarda olan evime dönmeden önce, sadece ve sadece gülümsemeni görebilmek için pencerenin altında beklerken yağan yağmurda ıslanmadılar.
Yağmur yağmadı çünkü.
Sen de yoksun zaten...
17 Şubat 2009
17 Şubat.
Gün dönüyor, ay dönüyor, yıl dönüyor...
Dursa keşke, veya hep seninle aksa diye düşlerdim
Hayata yenilmiş düşüm
Zaman vurmuş düşmüşüm
Kaybolmuş ışığım, sıcağım
Kör olmuş, üşümüşüm
Örtebilir mi bu dökülen bulut parçaları kenarında avucumdaki gözlerini öptüğüm sokağın üzerini?
18 Ocak 2009
Duyuyor musun?
yağmur değil yağdığını sandığınız
sığmadı yaşlarım gökyüzüne
evet ben o zavallıyım yıktığınız
fazla artık bedenim yeryüzüne
gözü yaşlı bir yıldıza
ağıt yakıyor rüzgar
hüzün dolu bir ıslık
bir gece fısıltısı
duyuyor musun?
5 Ocak 2009
Haftasonu buhran.
"bugün orda da cumartesi mi?
sen de beni, benim kadar özledin mi?
günlerden bir pazardı
yağmur aldı, bir anda."
haftasonu.
yalnız. keskin. pus. lazımsın. katre. yaş. taş. özlem. gelsin. soğuk. ten. çocuk. sabır. git. gel.
hafta.
son.
tamam
tam değilim, ama tamam
duruldum ben
şimdi sakin
tamam
alacağın yalnızca bir can
içimde usul usul yan
tamam
27 Aralık 2008
27 Aralık.
incineceksin jale katrem.
kar tanem,
nefes alsam eriyeceksin
şarkılar söyleyemem.
esme vaktim geldi bu şehirden.
peşimde zaman.
penceremin perdesini havalandıran
ölümün peşinden.
24 Aralık 2008
Merdivende Zıpzıp.
Damlalarım dökülür
sökülür gider renklerim
cenklerim durur biter
yitergider heyecanlarım
anlarım her şey zamanlık
karanlık ardından geriye kalan
talan olur topraklarım sessiz
sensiz aldığım nefes yalan...
Böyle bir söz sanatı var mı?
Yoksa eğer, keşfetmiş olduğumdan mütevellit, isim babası olma hakkımı kullanıyor ve bundan böyle "Merdivende Zıpzıp" şeklinde anılacağını ilan ediyorum.
"...dizelerinde, şair merdivende zıpzıp yapıyor..."
15 Aralık 2008
Sürpriz.
sürpriz sürpriz sürpriz haaaapşu...