"Tarih tekerrürden ibarettir"
Penceremin açıldığı bu karanlık. Nedenler, niyeler, düzensiz kâfiyeler... Yanyana dizeler arasında gizli büyülü kelimelerim. Mâi ışıklar altında meddücezri ateşböceklerimin.
28 Şubat 2010
25 Şubat 2010
Yoldan geçen.
15 Şubat 2010
21 Ocak 2010
Bavul diyalogları. I.
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Şu puantiyeliler kaça olur en son?
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Oink?!
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-E tazesinden bir yarım kilo sar bari...
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Dur anneciğim şu yangın tüplerini koyayım önce...
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Tek sıkımlık yeter anne. Şöyle şakağıma dayarım diyorum, götürür bence doğrudan hı?
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Hangi hunimi alayım pembe mi yavruağzı mı?
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Bir tane yeter anne her akşam yıkar kalorifere koyarım.
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-İki Wolver, iki de Zorro ver...
-Maske aldın mı?
-Ne?
-Maske maske, şunlardan. Kaç tane istiyorsun?
-Aldım ben aldım. Aldım ya. Aldım ben...
Bir gözü daha büyük, bir kaşı daha havada, gagasının kenarından septik gülümseyen ve şaşkın bakan bir horoz düşün. Heh evet, işte o. Çağrı onun adı. Merhaba. Hı hı benim o.
14 Ocak 2010
Seyre daldım.
Duymadan, dokunmadan. Derine inmeden ve kimseye değmeden.
Neden?
Sorması ne gereksiz. Sonrası hep sessiz. Sedasız.
Satırlardır sevdasız.
Satır aralarında yalnız ama görünmeden ve göstermeden içimi. İzimi düşürmeden çökmeden karanlık.
Anlık.
Geçmişe geleceğe ilişmeden. Hep kısa zamanlık.
Sorma niçin, neden. Yorma, sorması gereksiz. Cevabım yok, sonrası sessiz.
Soluksuz, nefessiz.
Öylece kaldım.
Kırıldım, kesildim, sadece kandım. Kana kana yandım.
Kül oldum öldüm.
Öldüm de uyandım.
Yeniden döndü âlem, ben durdum seyre daldım.
Sorma neden, yorma, gereksiz.
Cevabı soruda gizlenir, usulca, sessiz:
Sen neden diye merak edersin
Ben sensiz, nedensiz.
5 Ocak 2010
Evet topalladım.
Evet topalladım. Uğraşıyorum. Toparlamaya uğraşıyorum. Belki de yıkılmalıyım. Sonra yeniden...
Yol kısalmıyor dedi.
Kısalıyor aslında ama diyemedim. Her gün biraz daha eksik, her gün biraz daha yalnız...
an be an kısalan zaman ölümle aramdaki. farkında mısın ki?
1 Ocak 2010
Dumanlanıyorum.
-Ama kurutmamışsın saçlarını
-Bana diyene bak
-Kafam kuru uçları ıslak sadece bir kere
Kıvrılıyorsun. Yağmurun düşüyor yüzüme kokun... Sığışıyoruz koltuğa. Başın kucağımda, ayakların koltuğun tepesinde. Eşli stabile jimnastik olimpiyatları...
-Sen ne güzel bir kızsın böyle
Aralanıp bir gülücük mü attı bana gözlerin? Sanırım bir deniz gördüm.
-Ah yordum seni özür dilerim ayıp olmasın diye gülümsemek zorunda bıraktım! Isırırım seni be!
Ah evet açıldı ve gülüyor gözlerin bu sefer eminim, bir deniz gördüm.
Doğrulurken bedenin boynuma dolanıyor kolların. Çiçek açıyorsun. Yaprakları değiyor yüreğime hissediyorum.
-Ama çok üşümüş başın
-Gerçekten kurutmaya gitmemi mi istiyorsun?
Ve cilveli sarmaşığım kabuğuna çekilir...Yahu ne güzel dans edecektik ne dedim ki şimdi neden kucağım boş kaldı? Biliyorum aslında, biliyorum ve içimden dışıma gülümsetiyor beni bu edan. Git demiyor, gitmiyor bedenin. Beni çağırıyor kıvrımları sırtının, takip ediyorum ve mesajına ulaşıyorum: 'Just Do It'...
Omzuna uzanırken nefes darlığım, ellerini yakalamış bile ellerim.
Yeşil kokuyorsun.
Dumanlanıyorum.
15 Aralık 2009
Evet çuvalladım.
Niye böyle çuvalladın dedi.
Kızdım. Çuvallamamalıyım.
Var dedi. Kalk bir bardak su iç, biraz dolaş, sonra otur masana yapacaksın dedi.
İnandım. Silkelenmeliyim.
Benim oğlum dedi. Evde daha huzurlu oluyor dedi.
Korktum. Korkmamalıyım.
Çuvallamamalıyım.
Silkelenmeliyim.
Korkmamalıyım.
30 Kasım 2009
Üniversite.
|
|
|
|
|
|
|
|
28 Kasım 2009
Bayram II.
sıcak. karanlığımın melodileri bastırdı, sobanın çıtırtısı duyulmuyor.
12 Kasım 2009
Hümayun'da Bir IAESTEci
-Kırk kulüp kırkının kulpu da kırık kulüp. Ne dersin?
-...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim buyrun yanlış numara?
-?!?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Çağrı şimdi çıktı.
-Ama cep telefonundan arıyorum ben nasıl çıktı?
-Çileden.
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Bugün son günmüş sanırım ben üye olmak istiyorum da okulda sizi nerede bulabilirim?
-Evet benim
-...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Hı
-Bugün son günmüş sanırım ben üye olmak istiyorum da okulda sizi nerede bulabilirim?
-Evet
-Nerede bulabilirim sizi?
-Ebek?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-What do you think about Iraq?
-aa olm yabancı lan telefondaki...eee aym sori
-Soruma cevap ver!
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Şey ben staja gitmek istiyorum da
-Git kendini çok sevdirmeden...
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Özel ev işletiyorum ben
-Ne?
-Ev lazım mı?
-Merhaba ben kulüp üyeliği için aramıştım, Çağrı?
-Evet benim
-Bugün son günmüş de üyelik için nasıl bulabilirim sizi okulda?
-Beni bulamazsın ama bu ilana benim telefonumu yazan labunyaya yönlendirebilirim seni?
-Labunya?
-.bne de diyebiliriz.
...
.....
Hunimi düşürdüm bulamıyorum.
29 Ekim 2009
Kimin için çalışıyorsun? Konuş!
Efe'den ses yok. Umay ve Ozan eğer Efe gelmeyecekse kendi gelme kararlarını tekrar gözden geçireceklerini bildirdiler bana bu sabah 6 sularında belgegeçer aracılığıyla. Efe ise az önce Kader Keita ve Roberto Carlos ile birlikte kapıma geldi ve "Polemiğe girmek istemiyorum, Elano çık hayatımdan!" dedi.
Son yazdığında 'kısmetse olur' mesajı veren Yaprak'ın katılımı ise hala belirsiz. Bu durumda "Kuzenimin gitmediği yere adımımı atmam!" diyen Volkan'ın kararını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu. Ayrıca Yaprak'ı hala kuzeni zannediyor olması da apayrı bir sıkıntı.
Beni dün gece geç saatte ev telefonundan arayıp 3 dakika boyunca nefesini dinlettikten sonra, "Bu çöplüğe ikimiz fazlayız Çağrı! Horozuz biz Çağrı!" diyen İsmail'in henüz cevap vermemiş olması benim cevabımı süzdüğünün bir göstergesi mi peki? Korkmuyorum İsmail. Sek sek sekerek İsmail, rastık çekerek İsmail.
Ömer'in kazandığı tüm o çil çil avrolara rağmen kendini kapitalist gındırlanmaya kaptırmamış, adaletsiz düzene karşı o isyankâr duruşunu, eleştirel bakışını yitirmemiş olması ise hepimizin içine su serpiyor. "o zaman neden +1 demiyeyim?", şu cümlesinde kendini dahi nasıl sorguladığını görüyor musunuz? Tüyler ürpertici...
22 Ekim 2009
Bir arkadaşa bakıp...
Hâlâ biliyorum ne düşürür, ne güldürür yüzünü. Hangi kelime, cümlenin neresinden akar içine de okşar gönlünü hâlâ çok iyi biliyorum. Ne kızdırır, ne çıldırtır seni fırtına olur üstüme yürürsün çok iyi biliyorum.
Korkma kalmayacağım. Şakaydı hepsi. Gidiyorum. Uzağa gidiyorum, dönmeyeceğim belki. Seni görmek istedim son kez, bundan ibaret hepsi.
Kız bana bağır çağır önce sinirlen, hani bana hep öyle sevimli gelen, sonra da şaşkın masum ıslak bak yüzüme böyle, "öp beni lütfen" diyen. Son gecem böyle olsun, son gecemde sen ol istedim.
Son şiirim seni söylesin, son kez ciğerlerime dol istedim.
Yum gözlerini. Sessizlik şimdi. Yeni bir hikâye, başlamak üzere...
15 Ekim 2009
Gelme. I.
Serin rüzgarlar ıslık ıslık.
Derinlere dalmalar ardı ardına. Takıldığı bulutu delebilir gözlerim. O yüzden gelme.
Sakın gelme.
Tepeler aşar, coşar ışıldarken sonbahar geldi zaten. Sen gelme.
Bir sızı var içimde. Kabusum tuttu.
Kalemim unuttu. Gelme sen o yüzden.
Yelkenlerim dolsun. Solan yapraklarım dökülsün. Kurşunlayayım sayfaları birer birer.
Kanlar içindeki gömleği defterimin. Soğuğu ellerimin.
Bir sürü şarkılar yazdım. Bittiklerinde artık daha azdım, eksildim, . Başlarda avaz avaz, sonlarda yalnız sazdım. Sevdalar kazdım kendime. Kâh rakı balık boğazdım, kâh eski köprünün altında rüzgâr çarptı üşüdüm. Gecelerce düşündüm, sabahlara doğru alaz alazdım.
Temizlerken dizeleri, geri vokalde mızıka...
1 Ekim 2009
1 Ekim.
Bir an kokusu vurdu her yerden tüm güzel anıların. Ay bir başka parladı, bir başka yalnızdı. Demini almadan hüzün, yola düşmek lazımdı. Kalktık biz de ama ben düştüm. Cebimden birkaç kelime düşürdüm. Üşürdüm ya hani eskiden, öyle soğuk yine yeni yeniden...
20 Eylül 2009
Bayram I.
Uzun saçlı adam vardı, güzel şarkılar söylerdi. Ne kadar güzel olduğunu çok sonra anladım ben. Ne kadar hüzünlü şarkıları varmış, çok sonra anladım. Unutamadım, unutamadım.
önüne. Ama en şiirli şarkılı, hikayeli masallı sevdalardandı.
14 Ağustos 2009
Sanal feylesofya.
artık hiç kitap okumuyorum :/
insanın bazı dönemleri oluyor bazı şeylerin olmadığı, olamadığı ya da olmasını istemediği. sonra doğru şey çıkınca hop pıt oluyor o şeyler.
:)
3 Ağustos 2009
Mevsim.
En değişik mevsimiydin bu şehrin. Bazen sıcak, bazen serin, bazense mavi ve derin.
Satırlarımda gizlediğim, bir rüyaydın hep görmek istediğim.
Kaotik, gizemli, melankolik ve güzel.
Çok güzel.
22 Temmuz 2009
22 Temmuz.
Ufacık tefecik, üşüyen bir mum aleviyle gülümseyişini aydınlatıyorum. Gelmeyeceğini, gideceğini bile bile, hatta hiç olmadığını...
Pembe güllerden bir köşk. İçeri koş. Oyunu boz. Yak ışıkları.